Kullanıcı Adı:

Beni Hatırla

Şifre:

Şifremi Unuttum

Ana Sayfa | Tasavvuf Akademisyenleri | Tasavvufî Yayınlar | Tasavvuf Dergisi | Konuk Defteri | Fotoğraflar | İletişim | Haberler

OSMANLI DÖNEMİ ÂŞIK TARZI ŞİİR GELENEĞİNDE TASAVVUF
Yazar : Osman Nuri Karadayı
Türü : Doktora Tezi
Baskı Yeri/Yılı : Erzurum / 2015
Danışman : Prof. Dr. Cengiz GÜNDOĞDU
Üniversite Enstitü : Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Sayfa : 538
Görüntülenme : 7117
İndirilme Sayısı : 0
  Bu eserin tam metni dosya olarak bulunmamaktadır

Özet

XV. yüzyılda oluşmaya başlayıp XVII. yüzyılda teşekkülünü tamamlayan Âşık Edebiyatı, Türklerin müslüman olmadan önceki toplumsal hayatında gerek devlet kademesinde gerekse halk nazarında oldukça önemli bir yere sahip olan Ozan-Baksı geleneğine dayanmaktadır. Bu gelenek İslam dininin kabulü, Anadolu’nun fethiyle birlikte yerleşik hayata geçiş, XII. yüzyıldan sonra tarîkatların teşekkül etmesi ve tasavvufî düşüncenin bu tarîkatler vasıtasıyla yaygınlaşması gibi faktörlerin etkisiyle yaşanan tarihî ve toplumsal değişimler neticesinde yerini âşıklık geleneğine bırakmıştır. Böylece ozanın yerini âşık, ozan-baksı geleneğinin yerini ise âşıklık geleneği ve Âşık Edebiyatı almıştır.
Ozan-Baksı geleneğinden âşıklık geleneğine geçiş sürecinde etkin bir rola sahip olan tasavvuf, gerek rüyâ, bade, mahlas alma ve çıraklık gibi gelenek unsurlarının şekillenmesinde gerekse Âşık Tarzı Şiir Geleneği’nin mahsullerinin muhtevasını zenginleştirmede önemli rol oynamıştır. Bu nedenle de âşıklık geleneği, saz çalma, fasıl ve atışma, hece vezni ve kafiye uyumu gibi bazı şekli unsurlar altında geniş bir fikrî ve felsefî derinlik yanında tasavvufî muhtevâya da sahip olmuştur.
Günümüzde de varlığını sürdüren âşıklık geleneği, tarihi süreç içerisinde bir taraftan tasavvufun halk arasında yaygınlaşmasını sağlarken diğer taraftan da halkın dinî-tasavvufî his ve heyecanlarına tercüman olarak kültür taşıyıcılığı görevini üstlenmiştir.

 

Anahtar Kelimeler

Ozan, Âşık, Rüya, Bâde, Tasavvuf.
 

Abstract

Minstrel Literature which started in the 15th century and completed its formation in the 17th century, is based on Ozan-Baksı tradition, an important issue in the eyes of the public as well as governmental ambiance during the social life before Turks became Muslim. This tradition gave its place to minstrel tradition as a result of historical and social changes which were affected by acceptance of Islam, conquest of Anatolia and sedentism, formation of religious sects after 12th century and proliferation of sufistic thought thanks to these sects. Thus, minstrel took the place of the bard, minstrel tradition and literature took the place of ozan-baksı tradition.
Sufism, which has an important role during the transition process from ozan-baksı tradition to minstrel tradition, played an important role in the formation of traditional elements such as dream, wine, pseudonym and apprenticeship as well as enriching the content of Minstrel Poetry Tradition products. For that reason, minstrel tradition had a vast variety of formal elements such as playing saz, call-and-response duet, syllabic meter and rhyme consistency as well as intellectual and philosophical and sufistic contents.
On one hand minstrel tradition, which continues its existence today, provided the proliferation of Sufism among public, on the other hand it passed down cultural assets articulating public’s religious, sufistic feelings and its excitement.

 

Keywords

Bard, Minstrel, Dream, Wine, Sufism.
 

Gelişmiş Arama

Hızlı Erişim

Sayaç

Dost Site

Kullanılabilir renk seçenekleri
AYDINLI WEB TASARIM --> İrtibat için: aaydinli@gmail.com

Site Yöneticisi: Halil İbrahim Şimşek

bilgi@tasavvufakademi.com