Kullanıcı Adı:

Beni Hatırla

Şifre:

Şifremi Unuttum

Ana Sayfa | Tasavvuf Akademisyenleri | Tasavvufî Yayınlar | Tasavvuf Dergisi | Konuk Defteri | Fotoğraflar | İletişim | Haberler

İbnü’l-Arabî’nin Nübüvvet-Velayet Hakkındaki Görüşleri ve İbn Teymiyye’nin Bu Husustaki ‎Eleştirileri‎
(Prophethood and Sainthood In The Doctrine of Ibn ‘Arabî and Ibn Taymiyya’s Critical ‎Approach to This Subject)
Yazar : M. Mustafa Çakmaklıoğlu
Türü : Makale
Baskı Yeri/Yılı : Ankara / 2008
Dergi : Tasavvuf İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi
Sayı : 21
Sayfa : 213-255
Görüntülenme : 8027
İndirilme Sayısı : 8619
  Bu eserin tam metnini indirmek için tıklayın

Özet

Bu makalede İbnü’l-Arabî’nin nübüvvet-velâyet öğretisini ve İbn Teymiyye’nin bu konudaki ‎eleştirilerini ele almaya çalıştık. İbnü’l-Arabî’ye göre velâyet, diğer bütün mertebeleri kuşatıcı bir ‎alandır, bu yüzden kıyamete kadar son bulmaz. Hâlbuki yeni bir şeriat getiren risâlet ile daha ‎önceki bir şeriatle hükmetme anlamındaki nübüvvet görevi, Hz. Peygamber ile birlikte son ‎bulmuştur. Zîrâ ondan sonra ne bir resûl ne de bir nebî gelecektir. Velâyet makamı, nübüvvet ve ‎risâlet makamlarını içine aldığı için, her üç niteliği de kendi şahsında toplayan bir kimse söz ‎konusu olduğunda velâyet makamı nübüvvet ve risâlet makamlarından daha üstündür. Bu, her ‎hangi bir velînin bir nebî ya da resulden üstün olduğu anlamına gelmez. İbnü’l-Arabî, bu durumun ‎tek ve aynı şahıstan bahsedildiğinde böyle olduğuna dikkat çeker. Bir diğer ifadeyle, aynı ‎zamanda bir velî olması îtibârıyla bir resûlün velâyet yönü nübüvvet yönünden daha ‎mükemmeldir. Bu yüzden bu minvalde dile getirilen bütün bu sözler, peygambere tâbî olan bir ‎velînin, takip ettiği kimsenin seviyesine erişemeyeceği için nebî ya da resulden üstün olduğu ‎anlamına gelmez.‎
 

Anahtar Kelimeler

‎İbnü’l-Arabî, İbn Teymiyye, Nübüvvet, Velâyet, Hâtemü’l-Enbiyâ, Hâtemü’l-Evliyâ
 

Abstract

In this article, we made an attempt at dwelling on the Ibn ‘Arabî’s doctrine of Prophethood-‎Sainthood and Ibn Taymiyya’s critical appproach to this subject. According to Ibn ‘Arabî, walâya is ‎the sphere which encompasses all the other spheres, and for this reason it has no end in time. ‎On the other hand, legislative prophethood (risâla) and the mission messengers (nubuwwa) have ‎an end which they have reached in the person of Muhammed, since after him there is neither any ‎other prophet nor any other legislating Messenger. Since the sphere of walâya encompass the ‎spheres of nubuwwa and risâla it is superior to them in the person who combines the three ‎qualifications. This does not mean that the walî is superior to the nabî or rasûl. Ibn ‘Arabî implies ‎that this is so in the person of one and same being. In other words, the rasûl is more perfect in ‎his capasity as a walî than in his capasity as a nabî. So this does not mean that the walî who ‎follows a prophet is superior to the nabî or rasûl, for he who follows can newer catch up with him ‎whom he follows, inasmuch as he is his follower.‎
 

Keywords

Ibn ‘Arabî, Ibn Taymiyya, Prophethood, Sainthood, Seal of The Prophets, Seal of The Saints.‎
 

Gelişmiş Arama

Hızlı Erişim

Sayaç

Dost Site

Kullanılabilir renk seçenekleri
AYDINLI WEB TASARIM --> İrtibat için: aaydinli@gmail.com

Site Yöneticisi: Halil İbrahim Şimşek

bilgi@tasavvufakademi.com